|
Anlatabilmek |
|
 |
 |
Okunma |
|
212 |
Anlatabilmek
Yorgun bir gruba değerse akşam Bize ney, bize mey değmez ihtişam Kulaklarım ey, sessizce dinle bak Ölen aşkların için bir ağıt yak Tiryakisi akşamın yine sensin Dilencisi hicranın yine sensin Yorgun, argın yürüyor ayakların Yol senin, gece de senin, yanakların Yalnız onlar ıslanıyor da bir tek Ah! Anlatabilmek, anlatabilmek...
Suskun, o edana katışmış odan Çığırtkan, çaresiz duruyor eşyan Soluksuzsun, kalbinde veba hüzün Yine sen, yine ben, işte kördüğüm Bu sokaklar neden yakın sana Yalnızsın oğlum, haydi ağlasana Ağlamak kolay, ağlamak kolay da Kalmadı zerresi suyun müjgânda
O akşam, bu akşam vakitte nedir? Zamanın içinde kaybolmuş nehir Gider, sürüklenir, ağrır başım Ve kaldırımlar sır dolu arkadaşım Bir kızıl lale gibi yorgun kalmış O eski, hicran saatleri yaşamış Sen bütün varınla güçsüz bir devsin Dilencisi hicranın yine sensin Yorgun, argın yürüyor ayakların Yol senin, gece de senin, yanakların Yalnız onlar ıslanıyor da bir tek Ah! Anlatabilmek, anlatabilmek...
|
Yorumlar |

|
|