Ana Sayfa  Sohbet  Şarkı Sözleri  Sağlık  Fıkralar  Arama İletişim

wWw.SohbetDiyaRim.Com & wWw.SohbetDiyaRim.Net

Menü

   Ana Sayfa
   Sohbet
 Cinsellik
 Dini Bilgiler
 Diziler
 Filmler
 Fıkralar
 Guzel Sozler
 Haberler
 Hikayeler
 iRC Komutlari
 Klipler
 Magazin
 Programlar
 Resimler
 Rüya Tabirleri
 Sağlık
 Sohbet Chat
 Spor
 Videolar
 Yemek Tarifleri
 Şarkı Sözleri
 Şiirler
  İletişim

 Âl-i İmrân Sûresinin FaziLetleri(116-140)

Okunma

272

116. İnkar edenler var ya, onların malları da evlatları da Allah'a karşı kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar, cehennemliklerdir; onlar orada ebedî kalacaklardır.
117. Onların, bu dünyâ hayatında yapmakta oldukları harcamaların durumu, kendilerine zulmetmiş olan bir kavmin ekinlerini vurup da mahveden kavurucu bir rüzgarın durumu gibidir. Onlara Allah zulmetmedi; fakat onlar kendilerine zulmediyorlar.
118. Ey îmân edenler! Kendi dışınızdakileri sırdaş edinmeyin. Çünkü onlar size fenâlık etmekten asla geri durmazlar, hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Gerçekten, kin ve düşmanlıkları ağızlarından (dökülen sözlerinden) belli olmaktadır. Kalplerinde sakladıkları (düşmanlıkları) ise daha büyüktür. Eğer düşünüp anlıyorsanız, âyetlerimizi size açıklamış bulunuyoruz.
119. İşte siz öyle kimselersiniz ki, onlar sizi sevmedikleri halde siz onlari seversiniz. Siz, bütün kitaplara inanırsınız; onlar ise, sizinle karşılaştıklarında "İnandık" derler; kendi başlarına kaldıklarında da, size olan kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: Kininizden (kahrolup) ölün! Süphesiz Allah kalplerin içindekini hakkıyla bilmektedir.
120. Size bir iyilik dokunsa, bu onları tasalandırır; başınıza bir musîbet gelse, buna da sevinirler. Eğer sabreder ve korunursanız, onların hîlesi size hiçbir zarar vermez. Süphesiz Allah, onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır.
121. Hani sen, sabah erkenden mü'minleri savaş mevzîlerine yerleştirmek için ailenden ayrılmıştın. -Allah, hakkıyla işiten ve bilendir-
122. O zaman içinizden iki bölük bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.
123. Andolsun, sizler güçsüz olduğunuz halde Allah, Bedir'de de size yardım etmişti. Öyle ise, Allah'tan sakının ki O'na şükretmiş olasınız.
124. O zaman sen, mü'minlere şöyle diyordun: İndirilen üç bin melekle Rabbinizin sizi takviye etmesi, sizin için yeterli değil midir?
125. Evet, siz sabır gösterir ve Allah'tan sakınırsanız, onlar (düşmanlarınız) hemen şu anda üzerinize gelseler, Rabbiniz, nişanlı beş bin melekle sizi takviye eder.
126. Allah, bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bu sâyede rahatlasın diye yaptı. Zafer, yalnızca mutlak güç ve hikmet sâhibi Allah katındandır.
127. Allah, kâfirlerden bir kısmının kökünü kessin veya onlari perişân etsin, böylece bozulmuş bir halde dönüp gitsinler diye, size yardım eder).
128. Ki bu işte senin yapacağın bir şey yoktur yâhut (müslüman olsunlar da) tevbelerini kabul etsin, ya da (ısrar ederlerse) onlara azâp etsin diye (Allah Bedir'de size yardim etti). Çünkü onlar zâlimdirler.
129. Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Dilediğini bağışlar, dilediğine azâp eder. Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.
130. Ey îmân edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah'tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.
131. Kâfirler için hazırlanmış bulunan ateşten sakının!
132. Allah'a ve Resûl'üne itâat edin ki rahmete kavuşturulasınız.
133. Rabbinizin bağışına ve takvâ sahipleri için hazırlanmış olup genişliği gökler ve yer kadar olan cennete koşun!
134. O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanlari affederler. Allah da güzel davranışta bulunanlari sever.
135. Yine onlar ki, bir kötülük yaptıklarında, ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tevbe-istiğfar ederler. Zâten günahları Allah'tan baska kim bağışlayabilir ki! Bir de onlar, işledikleri kötülüklerde, bile bile ısrar etmezler.
136. İşte onların mükâfatı, Rableri tarafından bağışlanma ve altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlerdir. Böyle amel edenlerin mükâfatı ne güzeldir!
137. Sizden önce nice (milletler hakkında) ilâhî kanunlar gelip geçmiştir. Onun için, yeryüzünde gezin dolaşın da (Allah'ın âyetlerini) yalan sayanların akîbeti ne olmuş, görün!
138. Bu (Kur'an), bütün insanlığa bir açıklamadır; takvâ sahipleri için de bir hidâyet ve bir öğüttür.
139. Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz.
140. Eğer siz (Uhud'da) bir acıya uğradınızsa, (Bedir'de de düşmanınız olan) o kavim de benzer bir acıya uğramıştır. O günleri biz insanlar arasında döndürür dururuz (zaferi bazen bir topluma bazen öteki topluma nasîp ederiz.) Ta ki Allah, îmân edenleri ortaya çıkarsın ve aranızdan şâhitler edinsin. Allah zâlimleri sevmez.


  Yorumlar

 
Hamilelik döneminde göğüslerin bakımı


BreziLya yaya yuruyen kadina araba carpti


Ayla Dikmen Yeni Yakartepe


İsrailli Sürücünün Kan Donduran Filistin Öfkesi


Ankara'da 5 Gol Var


Chat odaları


Chat odalari


sohbet sitesi


chat sitesi


Chat Siteleri


Copyright © 2008 Tüm Hakları Saklıdır

sohbet