|
 |
 |
Okunma |
|
529 |
Siyah Lâle Şiiri!!!
Sevda mahkemesinin çatık kaşlı hâkimi! Beni en ağır suçla, insafsızca yargıla…
Olmayan vicdanıyla suçlu bulmuş gürûhum Senin de siyah yazsın mavi renkli kalemin Ceset olmuş bedenim, katrana düşmüş ruhum! Ta’ziye mektubunu okumam ki âlemin Ne umurumda dünya ne eş dost ne sülâle Demek kanamak vakti, vur! Kanat Siyah Lâle.
" - Yasak aşkmış ” diyerek aşkı yaftalayanlar: - Siz hangi coğrafyada aşka parsel biçtiniz? İlâhî bir ilhamı ette Paftalayanlar: - Neresinden tattınız, neresinden içtiniz? Ey kokuşmuş arkından irin akan şelâle! Sizi dünyamdan attım, sen de at Siyah Lâle.
Neydi Ferhat’ ta kuvvet dağa tünel eşerken? Beden, ruh ayrımında bedene sapan mıydı? Sarmış mıydı Leylâ’ yı Mecnûn çöle düşerken? Ya bir kare vuslata diz çöküp tapan mıydı? Kendi derdine yansın kim düşürmüş bu hâle Anlat ki öğrensinler, gel anlat Siyah Lâle
Mâdem aşka yüklendi vebâl, bedel ve acı Bu âdil taksimattan (!) bize de bir pay düşsün! Mâdem et tâcirleri bugün bizden dâvacı Zamane baykuşları başımızda ötüşsün! Bu kamburla yürümek ihanet istikbâle Son damlam kurumadan var ağlat Siyah Lâle
Sevda mahkemesinin çatık kaşlı hâkimi! Oturduğun makama vicdanım küskün bugün Tarihin görmediği affı haram mahkûmu (!) Öpmek için bekleyen (!) dişler çok keskin bu gün!
Dert etme, kör matkapla delerek kanat beni! Beden yamyamlarının kazanına at beni! Ama bir kere olsun lâleme anlat beni; Ağlasın, ağlayayım, onunla ağlat beni! Gök, mehtabın şavkıyla gülerken hâle hâle Yeri geceye salma, aydınlat Siyah Lâle!.. http://www.sohbetdiyarim.com/sohbet.php
|